Makale

Beşeri Hukukta Karşımıza Çıkabilecek Hukuki Sorunlara Karşı Bilmemiz Gerekenler

Beşeri Hukukta Karşımıza Çıkabilecek Hukuki Sorunlara Karşı Bilmemiz Gerekenler
Beşeri Hukukta Karşımıza Çıkabilecek Hukuki Sorunlara Karşı Bilmemiz Gerekenler

İCRA TAKİBİ DOLANDIRICILIĞI

Selamun Aleykum değerli kardeşlerim. Geçen sayımızda başladığımız yazı dizimizde, icra takibinin ne olduğunu, hangi türleri olduğunu, nasıl başlatıldığını, nasıl itiraz edilmesi gerektiğini anlatmaya çalıştık. Umarım yazımız faydalı olmuştur. Az da olsa icra takipleri hakkında fikir sahibi olmanızı sağladı ise ne mutlu bize.

Geçen yazımızın son paragrafında da belirttiğimiz üzere, bu sayımızda somut birkaç örnekle nasıl icra takibi dolandırıcılığı yapıldığını anlatmaya çalışacağız. İnşallah başımıza böyle şeyler gelmez. Gelirse de bilgimiz olsun ki, böyle namussuzlara hakkımızı yedirmeyelim kardeşlerim.

Bahsedeceğim olay, bu yazımızı yazdığımız tarihten 3-4 ay önce gerçekleşmiş bir olaydır. Aynı dolandırıcı şirket, iki arkadaşımıza de icra takibi başlatmış. Arkadaşlarda  bizlere danışınca, olay meydana çıktı. Arkadaşın biri bundan 1 yıl önce, hususi aracı ile ticari bir taksiye çarpıyor. Ufak çaplı bu kazada sanırım sadece taksinin tamponunda hasar meydana geliyor. Kaza sebebiyle, hepimizin bildiği üzere sürücüler tarafından  Kaza Tespit Tutanağı düzenleniyor. Ardından araçlar kaza yerinden ayrılıyor. Bildiğiniz üzere, trafik tespit tutanakları ve kaza fotoğrafları, sigorta firmasına gönderiliyor ve hasar meydana gelen araç karşı tarafın sigortası tarafından yaptırılıyor. Böyle bir olay meydana geldiğinde, ticari taksi kazada kusursuz ise, aracını tamir ettirmek için geçirdiği süreye nazaran, mahrum kaldığı ticari kazancı da karşı taraftan isteyebilmektedir. Yani, ticari taksinin 1 gün boyunca tamircide, parça söküm-takımı ve boya işlemi gördüğünü düşünelim. Haliyle taksi işe çıkamadığı için 1 günlük ticari kaybı oluşmaktadır. Bu kaybı da, kazaya sebebiyet veren karşı tarafın sürücüsünden isteyebilmektedir. Söz konusu olayımızda, kaza tarihinden 1 sene sonra arkadaşın evine bir icra takibi tebligatı gelir. Tebligatı alıp baktığında, 1 sene önce yaptığı kaza sebebiyle taksinin mahrum kaldığı 1 günlük ticari kazanç kendisinden talep edilmektedir. Söz konusu tebligatta, kaza anının fotoğrafları ve kaza tespit tutanağı da bulunmaktadır.

Buraya kadar herşey normal aslında. Tebligatları incelediğimizde arkadaşın karıştığı kazanın fotoğrafları ve o an tutulmuş kaza tespit tutanağı bulunmaktaydı. Fakat, icra takibini başlatan tarafa baktığımızda ise, yani alacaklı kişiye baktığımızda ise “….. …… Hasar Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.” yazmaktaydı. Söz konusu kazada alacaklı, taksinin sahibi olması gerekirken, bir şirket görünüyordu. Hukuki olarak, bir alacaklının alacağını başkası kendi adıyla talep edemez. Yani babanızın alacağı bile olsa, babanız yaşadığı sürece hukuki olarak siz alacağı tahsil edemezsiniz. Bunun için size vekalet vermesi gerekmektedir.

Araştırmalarımız sonucunda, söz konusu şirketin sigorta firmalarındaki adamları vasıtasıyla, kaza yapan ticari araçların ilgili belgelerini alarak, kazaya sebebiyet veren tarafa icra takibi başlattığını öğrendik. Ticari taksi sahibinin haberi olmadan bu işler yapılmakta. Sigorta firmaları bu tip kazaların fotoğraflarını, kaza tespit tutanaklarını bu şirkete yolluyor. Aradan yaklaşık 1-2 yıl geçtikten sonra,  bu şirket ilgili belgelerle birlikte ilamsız icra takibi başlatıyor. Geçen yazımızda da anlattığımız üzere, ilamsız icra takibinin başlatılması için herhangi bir sebebe dayanmasına gerek yoktur. İcra memuru, talep edilen bu icra takiplerini açmak için delil niteliğinde herhangi bir belge sormaz.

Söz konusu olayda, arkadaşımız bizlere danışmasaydı, icra takibi tebligatını(ödeme emri) alıp baktığında, gerçekten kendi yaptığı kaza sebebiyle icra takibi başlatıldığını görecekti. Çünkü, kendi yaptığı kazanın fotoğrafları ve kaza tespit tutanağı da kendisine gönderilmişti. Gelen icra takibinde, 400-TL kazanç kaybı, 360-TL avukatlık vekalet ücreti ve diğer icra masraflarıyla birlikte yaklaşık 800 TL bir borç vardı.

Arkadaşımız bize danıştıktan sonra, bu şirketi aradık. Kendimizi tanıttık. Kendilerinin avukatı ile görüşmek istediğimizi söyledik. Bir türlü avukatlarına bağlayamadılar. Sonra konuyu söylememizi rica ettiler. Bizde yaptıkları dolandırıcılığı anlattık. Şikayetçi olacağımızı belirttik. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra, aynı şirket tarafından arandık ve yanlışlıkla icra takibi açıldığını ve şuan icra takibi kaldırdıklarını bildirdiler.

Diğer arkadaşımız aleyhine açılan icra takibinde de, arkadaşımız 1 yıl önce okul servis minibüsüne çarpmış ve kazada minibüsün sadece arka farı kırılmış. Bu arkadaşımıza gelen icra takibi ödeme emrinde de aynı şekilde 800-TL’lik bir borç gönderilmişti. İcra takibini başlatan yine aynı dolandırıcı şirketti.

Maalesef günümüzde yaşadığımız beşeri hukukun bir çok açık noktası vardır. Yamaya yamaya da bitmeyecektir. Dolandırıcılar da her daim bu açıkları kullanarak insanları dolandıracak, servetlerine servet katacaklardır. Söz konusu bu dolandırıcı şirketin sahibinin de bir avukat olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Beşeri hukukta adalet savunuculuğu(!) yapması gereken bu şahıs, bunu bırakıp insanları dolandırmanın formüllerini arar olmuş.

1583. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Bize silah çeken bizden değildir. Bize hile yapıp aldatan da bizden değildir." (Müslim, Îmân 164, Fiten 16. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû 50; Tirmizî, Büyû 72; İbni Mâce, Ticârât 36)

Garibanın üç kuruşuna göz diken bu sahtekarları Allah ıslah eylesin inşallah. Kardeşlerim bu yazımızı burada noktalamak istiyorum. Bir daha ki yazımızda sizleri de yakından ilgilendiren bazı davalar hakkında malumat vermek istiyorum inşallah. Allah izin verirse bir dahaki sayımızda görüşmek üzere. Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu

Av. Abdulbasit Hun 387 görüntülenme | 09 Ekim 2021


Pdf Olarak İndir