Makale

Esmaü'l Hüsna - Er Rezzak

Esmaü'l Hüsna - Er Rezzak
Esmaü'l Hüsna - Er Rezzak

   Hamd alemlerin Rabbi, sahibi, hakimi, ilahı olan Allah’a, salat ve selam efendimiz, önderimiz, rahmet ve savaş peygamberi olan Resulullah’a, ehl-i beytine, ashabına ve yolunu takip eden müminlere olsun.

   Allah-u Teala’nın er-Rezzak isminin anlamı yaratılmışlara faydalanacak şeyleri ihsan eden demektir. Rızıklandıran, varlıkları rızıklandırmak için sebepleri yaratan, sürekli besleyen, bütün rızka muhtaç olanların rızkını veren anlamına gelir.

   El-Halimi Rezzak ismini şöyle açıklar: ”Rezzak bedenlerin ayakta durması için zorunlu olan şeyleri insanlara veren, ihtiyaç duydukları nimetleri kendilerine ulaştıran demektir. Rızık nimetlerin yokluğu nedeni ile hayatın durmaması için gereklidir.”

   Hattabi ise şöyle der: “Rezzak, rızık vermeyi üstlenen ve her canlının ayakta kalmasını sağlayacak azığı verendir. Mübah olsun olmasın, her yönden gelen ve canlıya yarar sağlayan herşey Allah’ın verdiği rızıktır. Özetle canlıların varlıklarını devam ettirmelerini sağlayan herşey, her azık rızıktır.” Zira Yüca Allah şöyle buyurmaktadır: “Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik. Böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler, birbiri üstünde dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları bitirdik. Kullara rızık olmak üzere.” (Kaf / 9-11)

   İnsanoğlunun belki de en çok zaafa düşrüğü konuların başında rızık meselesi gelmektedir. İnsanoğlu gelecek kaygısı olan bir varlıktır. Bu sebeple yaşaması muhtemel olan günlerde ne yiyip içeçeği hususunda sürekli kaygı içerisinde yaşar. Bu kaygının hayatı yönlendirdiği noktada ise insanlardan çok büyük bir kısım kendisinde rızık konusunda aracı olan kimseyi ilah görme eğlimine girer. Oysa ki insanoğlunun yeryüzüne gönderiliş gayesi Allah-u Teala’ya ibadet etmektir. Bu ibadetten yüz çevirttiren en önemli amil ise rızık korkusudur. Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: “Be cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum. Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.” ( Zariat / 56-58)

   Rızka muhtaç olan tüm canlıların rızıklarını veren yalnız Rezzak olan Allah-u Teala’dır. O’ndan başka rezzak yani rızkı veren yoktur. Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette tüm varlıkların rızıklarını verenin sadece Allah olduğu belirtilir. ”Yeryüzünde bulunan bütün canlıların rızıkları ancak Allah’a aittir.”          ( Hud / 69)

   Allah’ın Kullara Verdiği Rızık

   Allah’ın kullara verdiği rızık genel ve özel olmak üzere 2 türlüdür:

   1-Genel Rızık: Varlıklarını devam ettirebilmeleri ve yaşayabilmeleri için bütün varlıklara ihtiyaç duydukları şeyleri vermesidir. Böylece rızkı onlara kolaylaştırır, bedenlerini bir düzene sokar ve küçük büyük her organa ihtiyaç duyduğu azığı ulaştırır. Allah’ın bu düzeni iyi ve kötü, inanan ve inkar eden her insan, cin, melek ve bütün canlılar için geçerlidir. Rızık, mükellefler için bir başka açıdan da genel anlam taşır. Mükellefler ihtiyaç duydukları rızıkları helal yoldan elde ederlerse, bunda bir günah yoktur. Ancak haram yoldan kazanırlarsa günaha girer ve yaptıklarından hesaba çekilirler. Fakar her iki durumda da elde edilen şey rızık olarak adlandırılır. Ve bu itibarla nimet sayılır. “Allah ona rızık verdi” denilince bu, mutlak rızık anlamındadır. Helal veya haram yoldan elde edilmiş olması farketmez.

   2-Özel Rızıklandırma: Bu, dünya ve ahirette yararı devam eden rızıktır. Bunda iyi ve kötü, mümin ve kafir, salih ve fasık, çalışan ve çalışmayan, isteyen ve istemeyen ayırımları söz konusu olur. Bu rızık türü de iki çeşittir.

   A-Kalplerin Rızkı: Kalplerin rızkı ilim, iman ve bunlara bağlı gerçeklerdir. Her kalp gerçeği bilmek ister ve buna son derece muhtaçtır. Bunun için yalnız Allah’ı ilah olarak kabul eder ve sadece O’na ibadet eder. Böylece gönül zenginliğine kavuşur ve ihtiyaçları giderilir.

   Kureyşi bu tür rızık hakkında der ki: “Kalplerin rızkı işte budur. İlahi marifet ve bilgiler. Bu bilgiler temiz ve kirli olmak üzere iki türlüdür: Temiz bilgiler, melekler vasıtasıyla kalplere giren bilgilerdir. Kirli bilgiler ise şeytanlar vasıtasıyla kalplere giren bilgilerdir. Yüce Allah zahiri rızıkları dilediği kimselere az veya çok verir, sonra da bunu tamamen keserek onları öldürür. İşte kalplerin rızkı da aynen böyledir. Allah kimilerine öyle bol ilim verir ki bu ilmin nuru yeryüzüne dağıtılacak olsa bütün yeryüzünü aydınlatır. Kimisine de sadece kendisine yetecek kadar ilim verir, kimse onun ilminden yararlanamaz. Kimisine de hiç ilim vermez ve öylece yaşayıp ölür. Hayvanlarla arasında hiçbir fark olmaz.”

   B-Bedenlerin Rızkı: Sahibine bir sorumluluk ve günah yüklemeyen helal rızıktır. Müminlerin Allah’tan istedikleri ve sadece kendisine has olan rızık, bu iki rızık türünü de kapsar.

   Doğan bir bebek güç, istek ve zekaya sahip değildir. Ona, rızık annesi vasıtasıyla gelir. Bebek doğmadan önce anne göğsünde süt yokken, onun doğmasıyla anne göğsünde bebeğin rızkı olarak süt yaratır Rabbimiz. Kışın kupkuru olan ağaçlar baharda yeşillenip her çeşit meyvesini bize sunuyor. Zehirli bir sineğin eliyle şifalı ve tatlı bir balı bize yedirmek, hayvanlarda kan ve fışkı arasında sütü bizim için çıkarmak, elsiz bir böceğin eliyle ipek gibi yumuşak bir elbiseyi bize giydirmek, denizi bizlere taze balık deposu ve incileriyle, mercanlarıyla ziynet dükkanı yapmak, tavuğun yumurtasından tutun gökyüzünde inen yağmura kadar sayamadığımız ve saymakla da bitiremeyeceğimiz daha nice nimetler üzerinde Allah’ın Rezzak ismi gözükür.

   Rezzak olan Allah insana daha geniş rızık vermek için göz, kulak, kalp, akıl gibi nimetler vermiştir. Mesela göz, yeryüzünde ki güzellik be cemal gibi kıymetli hazineleri açan bir anahtardır. Dil, yiyecekler alamini açan bir anahtardır. Kulak, sesler aleminin anahtarıdır... Demek ki her bir aza nimetlere kavuşmaya vesile oldukları için Rezzak isminin tecellisidir.

   Rasulullah efendimiz bize kuşları örnek veriyor: “Onlar sabahleyin karınları aç yola çıkar, akşamları karınları tok dönerler, sizin de tevekkülünüz onlar gibi olsaydı, sizi de rızıklandırırdı.”

   Yerde ve gökte bulunan tüm canlıların rızıklarını verenin Allah olduğuna inanmakla beraber, rızık için sebeplere başvurmak ve çalışmak da gerekir. Çünkü Allah rızıkları bazı sebepler aracılığıyla yaratmıştır. Rızkı da sebebi de yaratan Allah’tır. Bu nedenle Allah’a tevekkül edip O’ndan istemekle beraber O’nun takdir ettiği rızkı elde etmek için bunu aramak, çalışmak ve yeryüzünde dolaşmak gerekir.

   Bir insanın rızkının geniş veya dar olması, o insanın Allah katındaki kıymetini göstermez. Ama insanlar rızık genişliğini kendi yeteneklerine ve kıymetlerine, rızık darlığını da Allah’ın kendilerini küçük düşürmesine bağlarlar. Bolluğu da, darlığı da kul için bir imtihandır.

   Kulun rızkının genişliğinin sebeplerinden biri, günahlardan kaçınmak ve ibadetin özü olan namazı tadili erkan ile kılmaktır. Yüce Allah şöyle buyurur: “Kim Allah’tan korkar ve günahlardan kaçınırsa, onun için bir çıkış yeri kılar ve onu ummadığı yerde rızıklandırır...” ( Talak / 2-3)

   Er-Rezzak isminin hayatımızdaki yansıması nasıl olmalıdır?

   1-Rızkı helal yoldan kazanmalı, rızkı Allah’tan bilmeli ve O’na şükretmeliyiz.

   2-Rızık elde etmek için sebeplere müracaat etmeli yani çalışmalı, fakat rızkı bu sebeplerden bilmemeliyiz.

   3-Elde ettiği rızıktan dolayı Allah’a şükretmeli ve rızkına kanaat etmeli, israftan kaçınmalıyız.

   4-Eğer Allah kendisine rızkı bol vermişse ihtiyaç sahiplerine de vermeli yani infak etmeliyiz.

   Allah’ım Rezzak olan sensin, merzuk olan, rızka muhtaç olan biziz. Allah’ım Rezzak isminle dünya ve ahirette rızkımızı bol ve geniş eyle. Bizi kanaatkarlıkla rızıklandır. Bizi verdiğin nimetlerden dolayı şükreden kullarından eyle. (AMİN)

   DAVAMIZIN SONU ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH’A HAMD ETMEKTİR.

Ümmü Huzeyfe 376 görüntülenme | 09 Ekim 2021


Pdf Olarak İndir