Soru - Cevap

Hangi Takvime Uymalıyız?

Hangi Takvime Uymalıyız?
Hangi Takvime Uymalıyız?

SORU

Selamun Aleykum Günümüzde bazı kişiler diyanetin takviminin yanlış olduğu söylüyor. Süleymaniye takvimini öneriyorlar. Bu konuda hangi takvime uymalıyız? Allah razı olsun.

CEVAP

Diyanet’in namaz ve oruç için belirlemiş olduğu vakitler yıllardır tartışılan meselelerden birisidir. Ve her Ramazan ayının girmesi ile bu konular gündeme tekrar gelmektedir. Özellikle ramazan ve şevval ayının başlangıcı, fecr-i sadık ve iftar vakti en çok konuşulan konulardır.

Peki bizler bu konuda ne yapmalı ve nasıl bir yol izlemeliyiz?

Namaz vakitleri ile ilgili Kur’an’da farklı ayetler bulunmaktadır;

Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlara bir öğüttür. (Hud 114)

Güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir. (İsra 78)

Sen, onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında da tesbih et ki, hoşnutluğa eresin. (Taha 130)

Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah’ı tesbih edin. Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tesbih edin. (Rum 17-18)

Hadislerde ise namaz vakitleri şöyle belirlenmiştir;

Ömer b. Abdulazîz bir gün ikindi namazını geciktirmişti. 

Yanına Urve b. Zübeyr girmiş ve ona şunu haber vermiştir: Muğîre b. Şu‘be Irak’ta iken bir gün namazı geciktirdi. 

Bunun üzerine Ebû Mes‘ûd el-Ensârî onun yanına girdi ve: Yâ Mugîre! Bu  namazı geç bırakmak da neyin nesi? Bilmez misin ki, Cibril geldi ve namaz kıldı. Rasûlullah da (ardında) kıldı. Sonra bir daha kıldı, Rasûlullah da kıldı. Sonra bir daha kıldı. Rasûlullah da kıldı. Sonra bir daha kıldı, Rasûlullah da kıldı. Sonra bir daha kıldı, Rasûlullah da kıldı. Sonra da; "İşte bununla emrolundum" dedi. 

Bu sözlerin sonunda Ömer b. Abdülazîz, Urve'ye : Sen ne söylediğini bil(iyor musun?). Namaz vakitlerini Rasûlullah’a Cebrâil mi bildirdi? dedi. Bunun üzerine ‘Urve: (Evet!) Beşîr İbn Mes‘ûd babasından böyle nakletti, dedi. (Buhari, Müslim)

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Cebrâil iki defa (yani iki gün) Kabe’nin yanında bana imam oldu. İlk defasında zeval vaktinde güneşin verdiği gölge bir nalın tasması kadar uzadığında bana öğle namazını; her şeyin gölgesi bir misli uzadığında ikindi namazını; oruçlu oruç bozduğu vakitte akşam namazını; ufuktaki kırmızılık yok olduğunda yatsı namazını; oruçluya yemek içmek haram olduğu vakitte sabah namazını kıldırdı. Ertesi gün öğle namazını her şeyin gölgesi bir misli, ikindi namazını iki misli olduğu; akşam namazını oruçlu iftar ettiği zamanda, yatsı namazını gecenin üçte birine doğru, sabah namazını da ortalık iyice aydınlandığı vakit kıldırdı. Sonra bana döndü ve; 'Yâ Muhammed, bu senden evvelki peygamberlerin vaktidir. Namaz vakitleri, bu ikişer vakitler arasındadır'" dedi. (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Namaz vakitlerinin ilk ve son vakitleri vardır. Öğle namazının ilk vakti güneşin batıya kaymasından başlayıp ikindi vaktinin girmesine kadardır, ikindi namazının ilk vakti bu vaktin girmesinden başlayıp sonu güneşin sarardığı zamandır, akşam namazının ilk vakti güneşin battığı zaman, sonu ise ufukta kızıllığın kaybolduğu zamandır; yatsı namazının ilk vakti ufuktaki kızıllığın kaybolduğu vakit başlayıp gece yarısına kadardır. Sabah namazının ilk vakti fecrin ağarmaya başladığı zamandan güneşin doğacağı zamana kadardır. (Tirmizi)

Ramazan Ay’ı ve Oruç ile ilgili ayetler şöyledir;

Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa (erişirse) artık o ayı oruçlu geçirsin. (Bakara 185) 

Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. (Bakara 187)

Ramazan ve Şevval ay’ının başlangıcı ile ilgili gelen hadis şöyledir;

"Ramazan hilalini görünce oruç tutunuz. Şevval hilalini görünce de oruca son veriniz. Ramazan'ın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, Şâban'ı otuza tamamlayınız." (Buhari, Müslim)

"Eğer Şevval ayının başlangıcı bulutlu olursa, orucu otuza tamamlayınız." (Ebu Davud, Nesai)

İslam gün içindeki ibadet vakitleri için güneşi esas alırken, yıllık ibadetlerin vakti için ay’ı esas almaktadır.

Diyanetin namaz için belirlemiş olduğu vakitler bizlere net olarak bir şey söylemez. Kendilerinin yaptığı araştırmalara göredir. Günlük hayatta insanlara pratiklik sağlar. Başka kurumlarda kendi araştırmalarında beş on dakikalık farklar bulabilirler. 

Kişi, fıkıh kitaplarında namazların giriş ve çıkışını anlatan ilgili bölümlerden nasıl olduğunu öğrenip kendisi ona göre namazlarını eda edebilir. Ya da takvimlerde belirlenmiş vakitlere ihtiyat payı ekleyerek ibadetlerini yerine getirebilir. Çünkü Fıkıh Alimleri, taabbüdi konularda ihtiyatlı davranmanın asıl olduğunda görüş birliği etmiştir. İhtiyat İslam fıkhında, özellikle ibadetlerde ve ibadet yönü ağır basan konularda genel bir ölçü olarak kabul edilir. Bizlerde ibadetlerimizi ihtiyatı esas alarak yapmalıyız.

Son olarak şunu söyleyebilirim; Bugün müslümanlar arasındaki tartışmalı meseleler özellikle de bu konu müslümanlar bu haldeyken tamamen çözülemez.  Allah Müslümanlara kendi dinlerini yaşayacakları bir devlet nasip ederlerse o zaman çözülecek gibi duruyor. Yoksa onun dışında söylenenler bir tavsiyeden öte geçmez.

İlim ve Davet 223 görüntülenme | 29 Ağustos 2022


Pdf Olarak İndir