Makale

Kent Yaşamında Sağlık

Kent Yaşamında Sağlık
Kent Yaşamında Sağlık

   Merhaba, bu ayki yazım da sizlerle kent yaşamında sağlığı paylaşacağım. Yoğun bir tempoyla yarış atları misali bir yaşamı sürdüren kentliler, sağlıklarını maalesef hızla kaybetmekteler, bu yazımda sizlerle Kronobiyoloji yani Biyolojik saatimizi paylaşmak istiyorum.

   Beynimizin hipotalamusun da yer alan bir grup sinir hücresi (biyolojik saat merkezi) bütün yaşam ritmini düzenliyor, çevreden gelen döngüsel sinyalleri, özellikle de gün ışığı ile karanlığı kaydediyor ve bedendeki döngüsel biyolojik olayları yönlendiriyor. Bu bölge otomatik olarak uyku, tansiyon, vücut sıcaklığı, uyanma vb. pek çok yaşamsal fonksiyonlarımızı ayarlıyor.

   24 saatlik döngülerle, vücudumuzdaki kan basıncı, ısı, hormon üretimi, metabolizma hızımız, alerjiye ve toksinlere karşı duyarlılığımız bile yükselip düşer, bağışıklık sistemimiz inde günlük bir ritmi vardır. Örneğin bakteriyel bir enfeksiyona yakalandığımız zaman ateşimiz genellikle öğleye doğru yükselir. Virüse bağlı hastalıklarda ise akşama doğru ateş yükselmesi olur.

   Çocuk psikoloğu Herve Caci'nin 200 ergen üzerinde yaptığı bir araştırmanın sonucu, ilkbahar ya da yazın doğan çocuk, uzun süre aydınlık günlerde büyüyor. Bu da melatonin üretimini etkileyip ileride gece geç yatmayı sevecek olan bebeğin nöron bağlantılarını şekillendiriyor. Örneğin, mart ya da nisan ayında doğmuşsanız gececi olma şansınız daha fazla. Gündüz insanı iseniz sabahları kurduğunuz saat daha çalmadan gözlerinizi açarsınız. Çünkü biyolojik saatinizin uyanma zamanı gelmiştir. Geceleri belli bir saatte uyku bastırır bu zaman dilimini atlatabildiniz mi daha uzun süre uyanık kalabilirsiniz.

SAĞLIK VE BAŞARI İÇİN KRONOBİYOLOJİ

KRONOBİYOLOJİ

BEDENİMİZİN 24 SAATİ

İnsan vücudunun her iş için ideal bir zamanı var. Hangi işi hangi saatte yapmamız gerektiğini, evrenle devamlı irtibat halinde olan vücut saatimiz belirliyor.

KRONOBİYOLOJİ:

18.00 = YORGUNLUK BAŞLAR, AKŞAM YEMEĞİ SAATİDİR:

Vücudumuzun yorulmaya başladığı bu saatte kaslarımız güçsüzleşir. Midemiz en çok bu saatte asit salgılar. Akşam yemeği için iyi bir saattir. Pankreas bu saatte özellikle çok aktiftir.

19.00-20.00 = HAYAT TATLANIR, UYKU VAKTİ YAKLAŞMAKTADIR:

Havanın kararmaya başlamasıyla vücudumuz uykuya hazırlık yapar ve melatonin hormonu salgılar. Kan basıncı azalır ve nabız yavaşlar. Sindirim ise devam etmektedir.

21.00 = YEMEĞİN TEHLİKELİ OLDUĞU SAATLER:

Sindirim bitmiştir ve bu organların günlük görevi sona ermiştir. Bu saatten sonra yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden bekler. Bu durum çok tehlikelidir. Hazmedilmeyen bu besinler midede çürür ve zararlı çöp halini alır. Bu zararlı asitler barsak duvarlarındaki mukozaya hücum derler.

22.00 = BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ETKİN ÇALIŞMAYA BAŞLAR:

Bu saatte akyuvarların aktivitesi artar. Sigara içenler son sigaralarını içmelidirler. Çünkü bu saatten sonra vücut, nikotin gibi zehirleri tahliye edemez. Sabah saatlerine kadar vücutla kalan bu zehirler zarar vermeye devam ederler.

23.00 = TAM UYKU VE DİNLENME SAATİDİR:

Stres hormonunun salgılanması durur. Bu saatte sakinleşir, rahatlar ve gevşeriz. Tansiyon ve vücut ısısı düşer. Uykuya daldıktan 10 dakika sonra kalp atışlarımız ve beynimizin çalışması yavaşlar.15 dakika sonra ise derin uykuya geçeriz.

24.00 = BİZ UYURKEN VÜCUT YENİLENİR:

Akşam yemeğinde yediğimiz besinler hücrelerin tamiri için kullanılırlar. Saçımız uzar, hücreler yenilenir. Gün içinde yıpranan bütün dokularımız derin uyku esnasında yenilenir. Bu günlük yenilenme fırsatını kaçırmak, bir miktar yaşlanmak demektir.

01.00-02.00 = VERİMLİLİĞİMİZ VE DİKKAT EN ALT DÜZEYDEDİR:

Bu saatte hala çalışanlar hata yaparlar. Çünkü vücut kendini uyumaya programlamıştır. Görme zayıflar, tepkiler yavaşlar. Bu nedenle trafik kazaları bu saatlerde daha fazla olur.

03.00 = METAFİZİK YOĞUNLUK SAFHASI VE İÇE YÖNELİK SAATLERİ:

Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melatonin hormonunun salgılanması kişiyi tembel ve kararsız yapar. Bu saatler intihar olaylarının en fazla olduğu saatlerdir.

04.00 = YENİ GÜNE HAZIRLIK İÇİN İLK KIPIRDANMALAR:

Stres hormonu yeniden salgılanmaya başlar ve yeniden salgılanmaya başlar ve yeniden enerji kazanırız. Vücut yeni güne hazırlanmaya başlamıştır. Kan basıncı yükselir, damarlar gerilir. Bu nedenle enfarktüs krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında özellikle fazladır.

05.00-06.00 = GÜNE HAZIRLANMA SAATİ:

Stres hormonu gündüz değerinin altı katına çıkar. Vücudumuz harekete geçer. Gece boyu kaybolan enerji yeniden geri gelir. Metabolizma hareketlenir ve o günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır olur.Artık yeni bir güne başlanmak için hazır durumdayız.

07.00 = KAHVALTI SAATİ:

Organizma uyanmıştır ancak hala zayıftır. Kaslar ve eklemler soğuktur. Bu yüzden vücudumuzu katı, eklemlerimizi bükülmez gibi hissederiz. Dolayısıyla bu saatte spor yapmaktan kaçınmalıyız. Spor yerine güzel bir kahvaltı etmeliyiz. Sindirim organları bu saatte iyi çalışır ve karbonhidratlar, hiç depolanmadan doğrudan enerjiye çevrilir.

08.00 = NABIZ VE TANSİYON YÜKSELİYOR:

Uyurken dakikada 60 olan kalp atışı uyandığımızda 72-78 arasına çıkar. Çalışabilmemiz için gerekli olan bu artış kalp krizi riskini de yükseltir. Ayrıca kahvaltı sigarası, damarları her zamankinden daha fazla daraltır.

09.00-10.00-11.00 = EN ETKİLİ ÇALIŞMA SAATLERİMİZ:

Vücut en yüksek ısısına ulaşmıştır. ’Kısa Süre Belleği’’ çok iyi durumdadır. Yoğun çalışmak için en uygun saatlerdir. Konsantrasyon ve mantıklı düşünebilme yeteneği en yüksek düzeydedir.

12.00-13.00-14.00 = YORGUNLUK BAŞ GELMİŞTİR:

Dikkat azalır ve uyku basar. Beyne giden kan miktarı azalmıştır. Çünkü kan, sindirim için mide tarafından kullanılacaktır. Öğle yemeğinin ardından iyice ağırlık bastırır. Bu saatler de öğle uykusu uyuyabilen kişilerin enfarktüs geçirme ihtimali %30 oranında azalır.

15.00 = GÜNÜN EN MUTLU SAATİ:

Bu saatte mutluluk hormonu endorfin zirve seviyesinde ulaşır. Yeni işler için enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. İkinci verimlilik dönemini yaşarız ama bu verimlilik sabahkinden düşüktür.

16.00-17.00 = ADRENALİN TAVAN SEVİYESİNDEDİR. KASLAR GÜÇLENİR:

Organların faaliyeti üst düzeydedir. Kuvvetimiz artar. Beyin-kas organizasyonu mükemmeldir. Olimpiyat rekorlarının en çok bu saatte kırıldığı tespit edilmiştir. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır. Küçük kasların en güçlü ve etkin olduğu saattir.

Dr. Ertuğrul İlker Gülşen 316 görüntülenme | 09 Ekim 2021


Pdf Olarak İndir