Soru - Cevap

Mahkeme ve kafirin mirası

Mahkeme ve kafirin mirası
Mahkeme ve kafirin mirası

SORU

Birinci soru; İslam ve Müslümanlara savaş açıldığı şu yakın zamanda bir Müslüman bacı Avrupa devletlerinin birisinde esir edilip hapsedildi. Daha sonra mahkeme bu bacının suçsuz olduğuna karar verdi ve bu bacıyı serbest bıraktı. Bu bacının size sormak istediği; bu bacının mahkemeye dava açması caiz midir? Fakat hemen burada şunu ifade etmek isterim ki; bu bacı hapse girdiğinde bütün malı mülkü elinden gitmiştir ve ayrıca bu bacı anlatamayacağımız şeyler kaybetmiştir. Avukat hanımın bildirdiğine göre; dava açıldığında kazanma oranı yüzde yüzmüş ve para almak kesin ve garantiymiş. Size sormak istediğim bu bacının dava açması caiz midir? İkinci soru; Bir kimsenin annesi ve babası kâfirken Müslüman oldu. Kendisinin annesinden ve babasından miras alması caiz midir? Burada şunu ifade etmek isterim ki; bu kardeş kendisine düşen mirası almadığı takdirde, bu malı kâfir kardeşleri alacak ve bu kardeşleri de almış oldukları malları içki, zina gibi haramlarda kullanacaklardır. Bu kardeşin bu mirası alması caiz midir?


CEVAP

Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Şayet soru birebir bana yöneltilmişse devamlı olarak, beşeri kanunlara muhakeme olma hususunda diyorum ki; bütün dünyan dahi gitse bu konuda benim cevaz vermemi sakın ola bekleme.

Soru da bahsi geçen bacımızın alacağı ecir inşallah Allah indindedir ve bunun karşılığını, genişliği yeryüzü ve gökyüzü kadar olan cennette mutlaka Allah-u Teâlâ kendisine verecektir. Dolayısıyla bacımız sabretsin ve karşılığını Allah'tan bekleyerek tağutların mahkemelerine başvurmasın.

Eğer kendini çok zor durumda(muztar) olarak görüyorsa veya buna benzer bir durumda ise bacıya nasihatim; bu tür soruları benim dışımda başka bir kimseye yönlendirmesidir. Kuşkusuz benim dışımda bu konuya cevaz verecek birilerini mutlaka bulunabilir.

Bu birinci sualine verilmiş olan cevaptı. İkinci soruna gelince cevap;

Annesi ve babası kâfirken bir kişinin Müslüman olması durumunda annesinden ve babasından kendisine düşen mirası alır ve kâfir kardeşlerine bırakmaz fakat bunu alması gereken bir miras hakkı olarak değil de, kâfirden kendisine gelen bir mal gibi değerlendirir. Zira Peygamber Efendimiz  (sallallahu aleyhi ve sellem) bu konuda şöyle buyurur; ”Müslüman kâfire, kâfirde Müslüman mirasçı olmaz” bunun için âlimlerden Müslümanlardan kâfirlere mirasçı olabileceğini söyleyenler bu hadisten delil almamışlardır. Bilakis merfu ve mevkuf olarak rivayet edilen şu hadisi şeriften delil almışlardır; İslam üstündür/yücedir dolayısıyla İslam’ın üstüne hiçbir şey geçemez/çıkamaz” ayrıca bu görüşe sahip olan âlimler bazı Sahabelerin sözleriyle de delil almaktadırlar. “biz kâfirlere mirasçı olabiliriz, onlar bize mirasçı olamaz”

Kâfirlerin dine saldırmasının ve Allah'a isyan etmesinin önüne geçebilmek için talep etmeden veya şer-i bir muhalefet söz konusu olmadan bir Müslüman’a bir mal gelirse onu alması ve kâfirlere bırakmaması gerekir. Soruyu soran kardeşimizin bu bağlamda malları almasından bir sakınca yoktur fakat ifade etmeye çalıştığımız gibi bunu bir miras olarak almaz. Çünkü miras olarak alması kâfirlerle Müslümanların birbirilerine muvalasını gerektirir ki, Alla-u Teâlâ kâfirlerle Müslümanlar arasında ki, muvalayı kesmiştir. Müslüman bir kimsenin masum (öldürülmesi ve malını alınması helal olan kimse) olmayan kâfir bir kimseden gasp ederek, ganimet olarak veya Dar’ul Harp’te bu malı bulması ve alması ile yahut da hediye, hibe, bağış ve benzeri yollarla ve bir miras olarak alması arasında büyük fark vardır.

Birinci durumdaki hallerin hepsinde tam mirasın tersine Müslüman’ın kâfirin malını almasında hiçbir vela söz konusu değildir. Fakat miras ise bunların aksine İslam şeriatında belirli bir malın veliler arasında dağıtılması demektir. İşte bu benim bahsettiğim şekilde İslam uleması ve bazı sahabeler Müslüman bir kimsenin kâfir bir kimseden miras alabileceğini söylemişlerdir. Müslüman bir kimsenin kâfir bir kimseden miras alabilmesinden kastettikleri umulur ki budur. Yani bu sözlerimle şunu kastediyorum; Müslüman bir kimseye haram olmayan ve alınmasında bir sakınca olmayan bir mal geldiğinde bunu bir miras olarak değil de, herhangi bir şer-i muhalefet de söz konusu değilse almasında bir sakınca yoktur.

Dolayısıyla bir kimseye şer-i bir hak dışında bunu bir miras olarak değil de Allah’ın kendisine bir fey olarak yani savaşmadan ele geçmiş bir mal gibi değerlendirip Müslüman bir kişinin bunu almasında bir sakınca yoktur. Allah en doğrusunu bilendir…

Allah’a hamd ve Rasûlü Muhammed’e salât ve selam olsun. Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.

Ebu Muhammed El-Makdisi 263 görüntülenme | 09 Ekim 2021


Pdf Olarak İndir