Soru - Cevap

Müslümanların kafirlerle nasıl selamlaşması gerekir?

Müslümanların kafirlerle nasıl selamlaşması gerekir?
Müslümanların kafirlerle nasıl selamlaşması gerekir?

SORU

Allah sizleri muhafaza etsin sorum şöyle olacak, Ben bir şirkette çalışıyorum ve çalışmış olduğum şirkette çalışanların bir kısmı Hıristiyan. Onlarla ben nasıl selamlaşmam gerekiyor? Şunu söylemek isterim ki; ben böyle bir duruma düşmemek ve onlara selam veren ilk ben olmamak için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Fakat benim bir ihtiyacım olsa o kimsede sabah vakti oturuyor olsa benim gidip selam vermeden onunla konuşmam nasıl caiz olur mu? Onu nasıl selamlamam gerekiyor? Ona nasıl taziyede bulunmam gerekiyor? O hastalanınca nasıl bir muamelede bulunmam gerekiyor? Delilleriyle cevabınızı bekliyorum. Rabbim sizleri binlerce kere hayırla mükâfatlandırsın. Sizleri İslam’a ve Müslümanlara faydalı kılsın.

CEVAP

Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Genel olarak kâfirlere-Hıristiyan, Yahudi, Mürted- selam vermenin hükmü, saygıdeğer şeyhimiz Ebu Muhammed El Makdisi’nin bu konu ile ilgili olarak ”El İşraka Fi Sulata Es-Suvaka” adlı eserinde diğer başka kitaplara ihtiyaç hissettirmeyecek fasıl vardır. Bu fasıl beşinci soru başlığıyla “kâfirlere selam verme ve kâfirlerle tokalaşma konusunda meselenin özü” şeklindedir. 

Soru soran kardeşim sen bu fasıla müracaat et ve sorunun cevabını geniş bir şekilde burada bulabilirsin. Meselenin özeti şudur;

Bu meselede böyle bir sonuca varıldıktan sonra kâfirlere selam vermede asıl olan, onlara ilk selam vermemektir. Yani genel olarak kâfirlere selam ile başlamamak asıl olandır. Zira bu haramdır ve ancak zaruret anında helal olabilir.

Bu konu ile ilgili olarak gelen hadislerden birisi de Müslim’in ve diğerlerinin Ebu Hureyre kanalıyla rivayet etmiş oldukları şu hadistir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur; “Yahudi ve Hıristiyanlara ilk olarak siz selam vermeyin…”

Aynı şekilde bu hadisi İmam Ahmed Müsnedin’de ve Buhari’de Edebü-l Müfredin’de rivayet etmişlerdir… “Zaruretler miktarınca takdir olunur…” Selam verme konusuna tokalaşmak da dâhildir çünkü tokalaşmakta selamlaşmanın kendisidir.

Allah’a ve şeriatına düşman olan kâfirlerden ve tağutların destekçilerinden tamamen uzaklaşma, beri olma, onlardan yüz çevirme ve onlara düşmanlığın tam olarak yapılabilmesi için, dinini yaşamaya çalışan bir davetçi kişinin elleriyle kâfirlerin ellerini tutmaması gerekiyor. Böyle bir tavır takınmakla onların batıllıklarını, şirklerini ve onlara düşman olduğunu kişi gösterebilir. Bu tavrını da kâfirlere karşı göstermesi gereken bir düşmanlık ve münkerlerine karşı bir tepki aynı zamanda onlara karşı düşmanlık kılabilir. Fakat burada ifade etmek gerekir ki, aynı kâfirlere ilk selam vermeme konusunda olduğu gibi tokalaşma konusunda sarih ve sahih bir nas yoktur. Biz bundan dolayı aynı ilk selam vermeme hususunda olduğu gibi tokalaşma hususunda fazla sert bir tavır içerisine girilmesini istemiyoruz.

Evet, bu konu hakkında da bazı sahih merfu hadisler gelmiş olabilir şayet bu hadisler sahih olmuş olsa bizim bu konuyla ilgili görüşümüz daha başka olurdu.

Yukarıdaki husus anlaşıldıysa, soru soran kardeşimizin; “Davet ya da kalplerini ısındırmak amacıyla kâfirlere selam verebilir miyiz veya tokalaşabilir miyiz, bu caiz midir” sorusuna gelince. Şayet kâfirlerle olan muamele davet ve dini anlatma niteliğini taşıyor ise onlara ilk olarak selam verme hususunda Peygamber efendimizden varid olan açık nehyini öğrenmişsindir.

Fakat bizler bu hususta Müslümanların zayıf olması ya da takiyye babından ve bir kısım fıkıh kaidelerinden dolayı mesela “zaruretler yasak olan şeyleri mübah kılar” “Meseleler daraldı mı genişler” gibi kadilerden yola çıkarak biraz yumuşaklık gösterilmesi taraftarı olsak dahi bizler bu konuda biraz daha sert olunması gerektiğini istislah yahut akli istihsan gibi kaideler gereği ya da günümüzde isimlendirildiği gibi davet maslahati gereği gerekçelerden dolayı sert bir tutum içerisine girmenin gerektiğini düşünüyoruz.

Çünkü davet ve maslahat konusunda bizden daha hırslı olan Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle bir hususta ruhsat vermemiştir. Bu konuda Peygamber efendimizin hedyi davet ettiği kimselere” Es Selamu Ala Men itteba El Hüda” demesi şeklindedir.

Buhari’nin sahihinde yer aldığı gibi, Peygamber efendimiz hirakle mektup yazdığında; Bismillahirrahmanirrahim… Muhammed Allah’ın kulu ve elçisinden, Rum büyüğü Hirakle. “Selamun ala men itaba El Hüda” (Hidayete tabi olanlara selam olsun.)

Daha sonra; ben seni İslam’a davet ediyorum.

Hafız İbn-i Hacer, Fethu’l Bari’de şöyle demektedir; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) “hidayete tabi olanlara selam olsun” sözü, Musannef’in rivayetinde isti’zan bölümünde marife yani belirli bir şekilde El-Talıkı olarak “Es Selam” şeklinde gelir. Bu Musa ve Harun (aleyhisselam)’ın firavun ile olan kıssada zikredilmiştir. Ayetin zahirinden anlaşılan kendilerine söylemeleri gereken genel emir olunanların içinde olduğu anlaşılmaktadır.

Selam almaya gelince…

Yukarıda da beyan ettiğimiz gibi âlimlerin bu konu hakkındaki görüşlerini öğrenmiş oldun. Bu konuda sert bir davranışın selamı ilk verme gibi olmadığını gördün.

Bazı âlimler kâfirlere, davet amaçlı kullanabilme imkânı olduğunda; ehlen ve sehlen… Merhaba… Hayırlı sabahlar… Ya da elle işaret edilerek karşılık vermenin caiz olduğunu söylemişlerdir. Hatta bazı âlimler kâfirlerin selamları açık bir şekilde ise aynısı ile karşılık vermenin caiz olduğunu söylemişlerdir. Çünkü ayeti kerimede; “Karşılık verin… Dolayısıyla kişinin ve aleykum selam” diye karşılık vermesi Âlimlerin ittifakıyla caizdir. Hatta bunun vacip olduğunu söyleyenler dahi vardır.

Kâfirlerle tokalaşmak konusunda davet amaçlı olduğu müddetçe buna ruhsat vermenin bir sakıncası yoktur. Zira bu konu hakkında bildiğimiz kadarıyla açık ve sahih bir delil mevcut değildir.

Kısacası mesele şöyledir; Hıristiyanlara ilk olarak selam vermen caiz değildir. Fakat onlara; hayırlı sabahlar… ehlen ve sehlen gibi sözler söylemende ve ayrıca aleyke(senini üzerine de) veya “aleyke es selam” (senini üzerine de selam olsun diyebilirsin. Bu konuda âlimler arasında ihtilaf vardır. Ayrıca davetin maslahatı için veya başka bir fayda söz konusu olduğunda senin onlara hasta ziyareti için gitmende veya onlara merhamet ve bağışlama dilemeden taziye için gitmende de bir sakınca yoktur.

Allah’a hamd ve Rasûlü Muhammed’e salât ve selam olsun. Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.

Ebu Usame Eş-Şami 353 görüntülenme | 22 Ekim 2021


Pdf Olarak İndir