Soru - Cevap

Noterde yapılan işlemler caiz midir?

Noterde yapılan işlemler caiz midir?
Noterde yapılan işlemler caiz midir?

SORU

Akrabalarımdan birisi günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için paraya ihtiyaç duydu. O dönemde de yanında hiç parası yoktu ve bundan dolayı sahip olmuş olduğu arsayı satmayı düşünmeye başladı.

Fakat bunun önünde bir engel vardı. Satışın noterden imzalanarak belgelendirilmesi ve bir kısım icraatların yapılması söz konusu idi. Bu bir takım icraatlar şunları içeriyordu; küfür kanunları doğrultusunda bu satışın gerçekleşmiş olduğu. Şayet arsanın satış naklinde bir sorun çıkarsa çözüm yolunun ve nihai kararın bu küfür devletinde bulunan mahkemelerin yetkili merciler olduğu… Bu devletlerde bulunan beşeri kanunların sorunların çözülmesinde ve sonlandırılmasında tek çözüm merci olduğu… Benim sorum; böyle bir satış esnasında kişinin evraklar üzerine imza atması acaba Allah’ın kanunlarının dışında başka bir kanuna muhakeme olmak mıdır? Şunu burada belirtmek isterim ki, bu mürted devletler de, bir arsanın satışı ancak bu mürted devletin tayin etmiş olduğu noter türü yerlerde belgelendirilerek satış gerçekleştirilebilmektedir.

Size sormak istediğim bu tür muamelelerde İslami bu muamele nasıl olmalıdır? Şayet bu tür muamelelerde her hangi bir sorun çıktığında, sorunu çözmek için mahkemelere gitmek veya dava açması için bir kişiye vekâlet vermek caiz midir? Sizden ricam bu tür konularda muvahhid insanların yazmış olduğu yazılara beni yönlendirmenizdir. Ayrıca bu tür konularda bir kısım kafa karıştıran karışıklıklar var mıdır? Yapmış olduklarınızdan ötürü rabbim sizleri en güzel şekilde mükafatlandırsın.

CEVAP

Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Herhangi bir sorun veya anlaşmazlık çıktığında fiili olarak bu mahkemelere başvurmadığınız müddetçe bahsetmiş olduğunuz satışın noterden belgelendirilmesi, Allah’ın şeriatının dışında başka bir şeriata muhakeme olma cinsinden değildir. Bilakis bu tür bir muamelelerin hepsi devlet kanunlarına uygun ve devlet tarafından verilen resmi bir evrak, anlaşma veya benzeri bir evrakın belgelendirmesi cinsindendir. Aslında bu tür kanunlar zulümden hali olmayan idari kanunlardan ibarettir. Fakat burada ifade etmek gerekir ki, asıl itibariyle idari kanunların teşri-i meşrudur. Çünkü Allah’ın kanunlarına muhalif olan tağuti teşri cinsinden değildir.

Benim burada bunları zikretmemin maksadı asla bu kanunları meşru görmem veya doğru bulma olarak anlaşılmaması gerekir. Benim burada bunları ifade etmemin sebebi; bu tür işlere girişen insanları bazıları tarafından tekfir edilmelerinden ötürüdür. İşte ben buna dikkat çekmem için ayrıca meselenin üzerinde düşünülmesi, ayırt edilmesi ve incelenmesi gereken bir mesele olduğunu göstermek için böyle bir açıklamada bulundum.

Her halükarda bu tür muameleler şu günümüzde, insanlarının yaygın sorunları arasındadır. Dolayısıyla insanların sahip olmuş oldukları hak ve hukuklarını güvence altına almak için bu tür muamelelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durum dediğim gibi(tağuta) muhakeme olmak değildir. Ben fiili bir muhakeme olmadığı sürece bundan bir sakınca görmüyorum.

Allah’a hamd ve Rasûlü Muhammed’e salât ve selam olsun. Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.


Fetva Kurulu 351 görüntülenme | 14 Ekim 2021


Pdf Olarak İndir