Makale

Siyer-i Nebi Öğrenmenin Önemi

Siyer-i Nebi Öğrenmenin Önemi
Siyer-i Nebi Öğrenmenin Önemi

Kadim Kelamı Kuran-ı Hakiminde bizlere ‘’ Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır.’’(1) buyurarak Resulünü bizlere örnek alacağımız bir önder olarak gönderen Allah’a hamd olsun. Siyer ve Sireti ile ‘’Yaşayan Kur’an’’(2) ve ‘’En Yüce Ahlak’’(3) sahibi olan elçilerin sonuncusu Rasulullah’a, ehline ve ashabına salat ve selam olsun.

Siyer sözlükte davranış, hal, hayat tarzı, gidişat, bir kimsenin ahlakı, hayat hikayesi, tedbir, tabiat, seyahat etmek, idare gibi anlamlara gelen siret kelimesinin çoğuludur. Siret kelimesi Kur’an-ı Kerim’de ise hal ve şekil anlamında kullanılmıştır. “Allah,  Mûsâ’ya onu(asanı) tut ve korkma. Biz onu ilk haline (sîratehâ’l- ûlâ) döndüreceğiz, buyurdu.’’(4) 

Hz. Peygamberin hadislerinde kendi tedbir ve hareket tarzını ifade etmek üzere sîre kelimesi zikredilmiştir. Hz. Peygamber, Dumetü’l-Cendel Seriyyesi’ne komutan olarak tayin ettiği Abdurrahmân b. Avf’a şöyle buyurmuştur: “Ey Avf’ın oğlu! Sancağı al! Hepiniz Allah yolunda, Allah’a inanmayanlarla savaşın, emanete hıyanet etmeyin, haksızlık yapmayın, kimsenin uzuvlarını kesmeyin, kadınları ve çocuk­ları öldürmeyin. Bu Allah’ın ahdidir ve size yol gösteren Peygamberinizin sîretidir (tedbir, tavır ve hareket tarzıdır).” (5)

Terim olarak Siyer-i Nebi, sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s) 63 yıllık hayatını ve peygamberlik mücadelesini bütün yönleriyle ele alan ilim dalı ve bu alanda yazılan eserlere denir.

Siyer-i Nebi, Rabbini en iyi tanıyan ve insanlara en güzel şekilde tanıtan Efendimizin mübarek hayatıdır.  Allah’ın terbiye ettiği yüce ahlak sahibinin, canımızdan ziyade sevdiğimiz ve O’nu sevmekle Rabbimizin sevgisini kazanabileceğimiz Sevgili’nin, hayat hikâyesidir.

Bugün biz Müslümanların olarak en büyük eksikliklerinden biride Rasulullah (as)’ın siyerini tam ve doğru bir şekilde bilmemek ve öğrenme konusunda gevşek davranmaktır. Zihinlerimizde, Allah’tan uzak o kadar insanın siyeri varken, hatta hayatlarını Allah’a adamış insanların siyerlerini daha iyi biliryorda, Allahın en kıymetli kulu olan Rasulullah’ın siyerini bilmiyorsak bu bizlere Rasulullah’a karşı yaptığımız vefasızlık olarak yeter. 

Peki, Siyer-i Nebi’i bilmenin bizlere ne gibi faydaları olacaktır. Hayatlarımızda nasıl makes bulacaktır, bunu ayet-i kerimelerin ışığı altında maddeler halinde öğrenelim.

1) ‘’Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır.’’(6)

Rasûlullah’ın tüm hayatı bizim için en güzel bir örnektir. Çünkü Allah’ın Rasûlü örnek kuldur, modeldir. Allah bizden istediği kulluğu onun şahsında örneklemiştir. Size gönderdiğim bu elçim gibi bir hayat yaşayın buyurmuştur. Tabi Rasûlullah’ın örnekliği sadece kendi dönemi ashabını değil, kıyâmete kadar tüm  mü’minleri bağlayacaktır. Üsve, arkasından gidilecek, takip edilecek nümune-i imtisâl demektir. Allah’ın Rasûlü tüm sözlerinde, tüm fiillerinde, tüm hayatında mü’minler için takip edilmesi gereken bir örnektir. Siyeri bilmek bizlere yürümesini ve kimin arkasından, peşinden, izinden gitmemiz gerektiğini kalplerimizi mutmain ederek öğeretecektir.

2) ’’ De ki: «Eğer siz Allah'ı seviyorsanız bana uyun; Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.’’(7)

Bu ayet bizlere niçin siyer öğrenmemiz gerektiğini üç sebeple anlatıyor.

a) Allah’ı Seviyorsanız

Allah azze ve celle’yi sevmek bütün Müslümanların özelliğidir. Bir Müslümanın (haşa)Allah’ı sevmediği ve sevmemesi düşünülemezse, bu sevgi bizleri Siyer-i Nebi’i öğrenmeye yönlendiriyor. Çünkü Rasulullah’tan Allah’ı seven bana uysun demesi buyrulmuştur. Sevenler aynı zamanda tabi olanlardır. Tabii olmak için ise bilmek ve öğrenmek gerekmektedir.

b) Allah Tarafından Sevilmek

Bu nimete kavuşmak istisnasız her Müslümanın en büyük isteğidir. Çünkü yapılan kulluk, ibadetler, koşuşturmalar, çalışmalar, yorulmalar velhasıl her şey Allah tarafından sevilebilmek içindir. Allah tarafından sevilebilmek demek İnşaallah ahiret ve cennetin kazanılması demektir. Ancak bunu başarmakda yine Siyer-i Nebi’i bilmek, öğrenmek ve Rasulullah’a tabii olmakla mümkündür. 

c) Günahların Bağışlanması

İnsan ve zayıf olma hasebiyle her Müslüman az veya çok günaha düşmüştür. Tevbeler yapıldığı takdirde dahi tekrar günaha dönmeler olmuştur. Ancak günahlarımızın bağışlanması sadece tevbe ile olmamaktadır. Yapılan tevbe’den dönme ihtimalide bulunmaktadır. Ancak Rasulullah’a uymakda günahların affına, bağışlanması sebep olmaktadır. Hayatımızı Rasulullah’ın hayatına benzetirsek ayet-i kerimede’de belirtildiği gibi günahlarımız bağışlanılmış olacaktır. Ayrıca ayet bize Rasulullah’a uymanında bir tevbenin bir çeşidi olduğunu gösteriyor.

3) Günde 40 defa her namazımızda okumuş olduğumuz Fatiha’da ‘’Bizi Sıra-ı Müstakim’e hidayet et’’(8) duasında bulunuruz. Rabbimiz ise Rasulullah’a hitaben ‘’sen Sırat-ı Müstakim üzeresin’’(9) buyurur. Her gün 40 defa yapmış olduğumuz dua’ya Rabbimiz Rasulüne işaret ederek bizleri kavli duadan fiili dua’ya yönlerdirmektedir. Böylece ona uyarsanız sizlerde onun gibi Sırat-ı Müstakim üzere olursunuz buyurmuş oluyor. Hem dünyadaki hem de ahiretteki Sırat-ı geçebilmek için Sırat-ı Müstakim üzere olan birinin peşinde gitmek gerekir bunuda elbetteki Rasulullah’ın siyerini öğrenmek ve ona uymakla gerçekleştirmiş olacağız.

4) ’’Kıyamet gününde mü’min kulun terazinsinde güzel ahlak’tan daha ağır bir şey bulunmaz.’’(10) ‘’Mü’min güzel ahlakı sayesinde gündüz oruç tutan, gece namaz kılan kimselerin derecesine ulaşır.’’(11) ‘’İyi huylu olanlarınız, içinizde en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde bana en yakın mesafede bulunacak kimselerdir.’’(12) Bu hadisler bizlere güzel ahlak’ın kıyamet gününde ne kadar kıymetli bir özellik ve bir kurtuluş olduğunu en bariz şekilde göstermektedir. Ayrıca güzel ahlak bizleri dünyadada gündüzleri saim geceleri kaim olanların derecesine ulaştıran ve Rasulullah’ın en sevdiği kimselerden olabilmeyi sağlayan bir vasıftır. Peki bizler bu nimetlere nasıl ulaşacağız diye bir soru sorduğumuzda, Kur’an-ı Kerim Rasulullah’ı göstererek ‘’Sen yüce bir ahlak üzeresin’’(13) der. Rasulullah’ın ahlak’ının ne kadar yüce ve büyük olduğunu söyler ve bizleri Rasulullah’a yönlendirir. Rasulullah’a uymakla ahlakımızı güzelleştiririz böylece, güzel ahlak’ın dünya ve ahirette getirmiş olduğu mükafatlara ulaşmış oluruz. Elbetteki bunu başarmakda Siyer kaynaklarına yönelmekle mümkündür.

5) Son olarak ise, Kur’an-ı Hakimi daha iyi anlayabilmek için Siyer öğrenmek gerekmektedir. Çünkü Kur’an-ı anlamak için başvurulan ilimlerden bir taneside Esbab-ı Nuzul yani ayetlerin hangi olay ve sebeplere binaen indiğini bilmektir. Esbab-ı Nuzul ise bizi tekrardan Siyer-i Nebi eserlerinin eşiğine getirmektedir. Çünkü Mü’minlerin Annesi Aişe(r.a) bizlere ‘’Onun hayatı Kur’andı’’(14) diyerek, Kur’an-ı Rasulullah’ın şahsında cismanileştirerek ona hayat vermiştir. Kur’an-ı Hay’ı (yaşayan Kur’an) ne kadar iyi bilir ve tanırsak, Kur’an’ı Samit’i (Susan Kur’an) de o kadar iyi bilir ve anlarız.

Rabbimiz biz Asr-ı Saadetten hem zaman hem de yaşantı olarak 1400 küsür sene uzak Müslümanlara  Rasulünü tanımayı, anlamayı, onun gibi yaşamayı ve anlatmayı nasip eylesin.

Vesselam…

İlim ve Davet 1066 görüntülenme | 16 Ağustos 2022


Pdf Olarak İndir