Makale

Yılbaşı Kavramı

Yılbaşı Kavramı
Yılbaşı Kavramı

بِسْــــــــــــــــــمِ الله الرحمن الرحيم

Hamd Dikenler içinde gül, kara topraklar içinde sümbül yaratan yegâne kanun koyucu ve en mahrem gaybın izzet perdesinde, bâtın olan yüce Allah’a mahsustur. Muhabbetin adı olan efendimiz Muhammed’e (صلى الله عليه و سلم) o pak Aline ve yeryüzünde (رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ Allah onlardan razıdır onlarda Allahtan razıdır) rütbesini alan Ashabına ve kıyamete kadar ta gutları reddetmek suretiyle yüce yaratanın inzal buyurduğu kanunlara temessük edip ve yine yaratanın inzal buyurduğu kanunların mukabilinde Heva ve hevesten çıkarılan batıl kanunlara (لَا) diyen küfrü değil hidayeti tercih eden şirki değil tevhidi tercih eden zulmeti değil ilahi nuru tercih eden zilleti değil izzeti tercih eden cehaleti değil ilmi tercih eden köleliği değil hürriyeti tercih eden ve kıyamete kadar açık olan tevhit koridorunda yılmadan usanmadan canıyla ve malıyla yürüyen yeryüzünde fitne kalmayıp din âlemlerin rabbinin oluncaya kadar cihat eden tüm dünya Müslümanlarına salat ve selam olsun.

Kardeşlerim Yeryüzünün de bin bir fitne ve fesadın birbirini takip ettiği tevhidin bir kenara bırakılıp şirk ve küfür düzenlerinin yolunun takip edildiği hayudi ve Hristiyanların adım adım takip edildiği şu zillet asrında üzülerek ifade etmek isterim ki kendisinden buram buram şer kokan küfür ve şirk kokan bir güne (yılbaşı) daha yaklaşıyoruz. Muhakkak ki bu günler yegâne kanun koyucu rabbimizin ziyadesiyle gazaplandığı, kim bilir belki de yılbaşı denilen zillet sahnesinde yer alan zavallıları topyekûn helak etmek istediği günlerden bir gündür. Hidayetten nasibi olmayan gayri Müslimlerden peyda olan ve Hristiyanlığın doğuşunun kutlandığı (Noel gecesi) Bu gecede ne üzücüdür ki dünyanın her bölgesinde bu zillet sahnesinde (yılbaşı) eğlenen zavallıların sabahlara kadar Allah'a isyan ettikleri onun hudutlarını çiğnedikleri kimilerinin şirk küfür kimilerinin de haram bataklığına battığı bir gündür bu denli yapılan küfür şirk ve haramın zirveyi oynadığı ve yüce dinimiz İslam’ın kabul etmediği bu masiyetlerin faillerine rabbimiz ne diye ğazaplanmasın ki o halde ben iman ettim diyen her Müslümanın bu zillet kokan yılbaşı gibi kutlamalardan uzak kalması gerekir. Bu mevzuda takip edilmesi gereken yegâne örnek Allah resulüdür zira rabbimiz şöyle buyurur.    

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا ﴿٢١﴾

An dolsun ki, Rasul’ullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir. Ahzap/21.ayet.    

O halde bir müminin adım adım takip ettiği ve örnek aldığı kişi efendimiz (صلى الله عليه وسلم) olmalıdır hayudi ve Hristiyanlar değil bu iki zümrenin adım adım takip edilmesi hususunda efendimizin şu sözlerine kulak verelim.

لَتَتَّبِعُنَّ سَنَنَ مَنْ قَبْلَكُمْ شِبْرًا بِشِبْرٍ وَذِرَاعًا بِذِرَاعٍ حَتَّى لَوْ سَلَكُوا جُحْرَ ضَبٍّ لَسَلَكْتُمُوهُ قُلْنَا يَا رَ سُولُ الله اليَهُودَ والنَّصَاري قَالَ فَمَنْ   Karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yollarına uyacaksınız. Hatta onlar bir keler deliğinden girse, siz de gireceksiniz” buyurmuş, Sahabe-i Kiramın “(Bizden öncekilerden maksat) Yahudiler ve Hristiyanlar mı ey Allah’ın Resulü?” tarzındaki sorusu üzerine “Onlar değilse ya kim? Buhari/enbiya.

Dikkat edilirse efendimiz (صلى الله عليه و سلم) birçok hayvan dururken kelerin deliğini zikretti bunun sebebi ise malum olduğu üzere kelerin deliğinin dar ve tehlikeli oluşundan ötürüdür işte ben Müslümanım diyen birinin küffar ehlinin bayramı olan yılbaşı kutlaması imanı cihetinden o kadar tehlikelidir.  Yine ben Müslümanım diyen her kişi bu rezil yılbaşı kutlamasına gitmemekle safını belirlemekle teslimiyetini izhar etmelidir şayet teslimiyetini ortaya koyamıyorsa o halde nasıl olurda Müslümanlıktan söz edebilir. Zira Müslümanlık Allah’ın emir ve yasaklarına teslimiyeti gerektirir. Karanlık ve gündüz birbirine ne kadar zıt ise Müslümanların 2 bayramı ve bu rezil yılbaşı adı altında kutladıkları bayramda o kadar zıttır. Bu rezil bayramı kutlamak vallahi tenakuzdur ve idraksizliğin ifadesidir. Biz Müslümanlar olarak bizim 2 bayramımızın dışında 3. Bayramımız yoktur zira efendimiz (صلى الله عليه وسلم) Bu günler nedir? Diye sorduğunda Medineliler şöyle cevap vermiştir.

مَا هَذَانِ الْيَوْمَانِ قَالُوا كُنَّا نَلْعَبُ فِيهِمَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ

Biz cahiliyet döneminden beri bu günlerde eğleniriz" dediler.

فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَبْدَلَكُمْ بِهِمَا خَيْرًا مِنْهُمَا يَوْمَ الْأَضْحَى وَيَوْمَ الْفِطْرِ

Bunun üzerine efendimiz (صلى الله عليه و سلم) Allah size o iki gün yerine daha hayırlı iki bayram vermiştir. Bunlar ise Ramazan ve Kurban Bayramlarıdır, buyurmuştur. Beyhaki/sünenul kubra.

Kardeşlerim şüphesiz ki Yarım yüzyılı aşkın bir süredir milâdî takvimin benimsendiği ülkemizde, yılbaşı tabiriyle milâdî yılın ilk ayının ilk günü olan 1 Ocak kastedilir. Yılbaşı kutlamaları denilince de eski yılın sona erip yeni yıla giriş yapıldığı 31 Aralık/ 1 Ocak gecesi yapılan eğlence ve faaliyetler anlaşılır. Ancak yılbaşı eğlenceleri, ilk bakışta yeni yıla girişin kutlamaları gibi gözükmekle birlikte bunun Hristiyan Batı'nın Noel bayramıyla da yakın ilgisi bulunmaktadır.  O halde yılbaşı bayramını kutlamak Hristiyan âlemine benzemek olacaktır ne üzücüdür ki ben Müslümanım diyen birçok kimsenin Hıristiyanların en büyük bayramı olan Paskalya ‘da ve Noel de (yılbaşı) ateş yakmak mum gibi şeyler hazırlamak suretiyle Hıristiyanlara bu bayramlarına iştirak eder ve özenirler. Hıristiyan Batı'da milâdî takvimin başlangıcına esas olarak İsa’nın (عليهِ السلام) doğum tarihi alınmış ve bu giderek diğer ülkelerde de benimsenmiştir. Bu bakımdan Hristiyanlar aralık ayının son haftasını, doğumun arifesini teşkil etmesi bakımından, en önemli dinî bayramlar olarak kabul etmişlerdir, bu hafta içerisinde Hristiyanlar kiliseye giderler, ayrıca birbirlerini ziyaret edip hediyeleşirler. Dinî bir atmosfer içinde geçen Noel bayramı akabinde be, yeni yıla giriş büyük bir çılgınlıkla, lüks ve israfla kutlanır.

Bir mümin olarak Bu kabih Kutlamalara Baktığımızda hep rabbimizin razı olmadığı haram kıldığı şeylerin yapıldığını görürüz. Misal verecek olursak. Kişilerin İlahlaştırılması şöyle ki Her yıl 25 Aralık İsa’nın (عليهِ السلام) doğumunun yıl dönümü kabul edilerek bir hafta boyunca çeşitli etkinliklere yer verilmektedir. Katolik ve Ortodoks kiliseleri de bu olayı sahiplenmek suretiyle İsa’nın (عليهِ السلام) doğumunun hatırasına bu süre içinde üç dinî ayin gerçekleştirmektedir. Aynı hafta içinde Noel yortusu dolayısıyla çam ağaçları kesilip cadde, balkon ve evler süslendirilip ışıklandırılmaktadır. İlk defa Almanya’da 1605 yılında ortaya konulmuş, daha sonra da bütün Hristiyanlık âlemine sirayet eden “Noel Baba” efsanesi de yaygın bir biçimde işlenmiştir. Noel Baba aslı ve mesnedi olmayan, ancak sözde iyiliği temsil eden ve bu gecelerde çocuklara oyuncak, şeker vb. hediyeler dağıtan, genellikle karla örtülü, kırmızı başlıklı paltosu ve kocaman beyaz sakalı ile temsil edilen efsanevî bir kişidir. Türkçede yanlış olarak yılbaşı kutlamalarıyla özdeşleştirilen (Noel) Latincede, “Tanrının doğum günü” anlamına gelen ve İsa’nın (عليهِ السلام) doğum günü kutlamasını ifade eden (dies natalis) teriminin Fransızca karşılığıdır.

Noel kutlamasının bir başka unsuru olan çam ağacı ise, Yunan ve Roma pagan kültüründeki Attis tanrısına yönelik ayinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Bereket tanrısı Attis’in çam ağacında yeniden vücut bulduğuna inanılmakta, buna bağlı olarak çam ağacına bereket sembolü diye tapınılmaktaydı. Bir başka inanışta ise, çam ağacı ölümsüzlüğü temsil ettiğine, ağaca bağlanan mumların ise kötü ruhları ve cadıları kovmak için yakıldığına inanılır. Ayrıca ağaca asılan küçük ay, güneş ve yıldız süsleri Babil tanrılarının simgeleri olup Hıristiyanlığa ise Yunan ve Roma yoluyla girerek günümüze kadar ulaşmıştır. Öz değerlerinden ve geleneklerinden koparıp Batı'nın önce hayat tarzına alıştırdığı, sonra değer ve inanç esaslarına sıcak bakmaya ve giderek onları benimsemeye götürdüğü dikkate alınırsa, yılbaşı kutlaması, Noel ağacı süslemesi, Noel babanın hediye bırakması gibi âdetlerin terk edilerek kendi kültür ve değerlerimizden kaynaklanan alternatif program ve faaliyetlerin yerleşmesine çalışmanın önemi ortaya çıkar.

Bizler Allah’a ve resulüne iman eden Müslümanlar olarak içtima-i hayatımızda yaşantımızda ve eğlencelerimizde kesinlikle bizim yolumuzu takip etmeyen bizden olmayanlara muhalefet etmek zorundayız şayet muhalefet etmeyip onlar gibi olmaya çalışırsak onlardan ne farkımız kalır Allah resulü (صلى الله عليه وسلم) bakın bu konuda ne buyuruyor.

مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ

Her kim bir kavme benzemeye özenirse o da onlardandır. Ebu Davut/sünen.   

Özellikle bu hadis-i şerif çok önemli psikososyal gerçeklere işaret eder. Şekli benzeşmenin sonuçta itikadı benzeşmeye götüreceğini anlatır:  İslam Fıkhında önemli kaidelerden biri de “Harama götüren her yol ve vasıta da haramdır” şirke götüren her yol ve vasıta şirktir. Mesela rabbimiz bir ayette şöyle buyurur.

وَلاَ تَقْرَبُواْ الزِّنَى إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَسَاء سَبِيلاً ﴿٣٢﴾

Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur. İsra/32.ayet. 

قال العلماء: فوله تعالى: (وَلاَ تَقْرَبُواْ الزِّنَى) أبلغُ من أن يقول: و لا تزنوا

Âlimler derler ki, yüce Allah'ın: (Zinaya yaklaşmayın) buyruğu, zina etmeyin, demekten daha beliğdir. Çünkü bu, zinaya yakın düşmeyin, demektir. Kurtubi/ el cemiu li ahkamil kuran. 

Buradan şunu anlıyoruz ki zina kendisi bizatihi haram olduğu gibi ona götürün yolda haramdır bina an aleyh yılbaşı bayramını kutlamak yerine göre bizatihi küfür şirk haram olduğu gibi ona götüren yollarda o kadar haramdır. O yüzden amelde benzemek itikadi benzemeye götürür bir de bakmışsın ki elinde iman namına hiçbir şey kalmamış Allah resulü (صلى الله عليه وسلم) buyuruyor.     

لَيْسَ مِنَّا مَنْ تَشَبَّهَ بِغَيْرِنَا لَا تَشَبَّهُوا بِالْيَهُودِ وَلَا بِالنَّصَارَى فَإِنَّ تَسْلِيمَ الْيَهُودِ الْإِشَارَةُ بِالْأَصَابِعِ وَتَسْلِيمَ النَّصَارَى الْإِشَارَةُ بِالْأَكُفِّ 

Allah resulü (صلى الله عليه وسلم) Bizden başkasına benzemeye çalışan, bizden değildir Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeye özenmeyiniz. Tirmizi/istizan.

İmam Münavi (رحمه الله) der ki. İçi dışını onaylar bir şekilde bir kişi bir toplumun adetlerini benimser, onların ahlakı ile ahlaklanır, onlara has işleri yapar tanınır ve onlarla bütünleşirse onlardan olmuş olur. İmanlı ve ahlaklı kişilere benzemeye çalışan kişi de pek tabii ki onlardandır. Onlara saygı duyulduğu gibi ona da saygı duyulur. Büyük günahları açıktan işleyen fasıklara benzeyen kişi de hiç şüphesiz onlardandır. Kısacası benzeme küfürde ise küfür, haramda ise haram, şiar da ise şiarın hükmü tahakkuk eder. Münavi/ Feyzu’l Kadir Şerhu Camiu’s-Sağir.

İbn-i Kesir (رحمه الله) (مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ Her kim bir kavme benzemeye özenirse o da onlardandır) .     Bu hadisi izah ederken der ki. “Bu hadis; konuşmalarında, fiillerinde, giyim kuşamlarında, bayramlarında, ibadetlerinde ve bunların dışında bize meşru kılınmamış ve bizim de kabul etmeyeceğimiz işlerinde kâfirlere benzemeye çalışma konusunda çok sert bir yasak ve ağır bir tehdit içermektedir. İbn-i Kesir/ Tefsîru'l Kur'âni'l-Azîm.

ibnu’l-Kayyim (رحمه الله) derki Kâfirlerin, kendilerine has olan küfür içerikli dinî törenlerini tebrik etmek, âlimlerin ittifakıyla haramdır. Onların bayramlarını tebrik ederek: “Bayramın mübarek olsun” veya “Bayramın kutlu olsun” vb. demek gibi. Bu sözü söyleyen kişi, küfre düşmekten kurtulsa dahi bu yaptığı yine de haramdır. Zira bu, bir Hristiyan’ın Haça secde etmesini kutlamakla aynı konumdadır. Hatta bu, Allah katında, bir kimseyi içki içmek, adam öldürmek, zina etmek vb. gibi bir günahtan dolayı tebrik etmekten daha büyük bir günahtır ve Allah’ı bunlardan daha çok gazaplandırır. Dine değer vermeyenlerin çoğu, bu hataya düşer ve yaptığı işin ne kadar çirkin olduğunu da kavrayamaz. Zira kim, bir kulu işlediği günah, bidat veya küfür sebebiyle kutlarsa Allah’ın gazap ve öfkesiyle karşı karşıya kalır. ibnu’l-Kayyim/ Ahkamü ehli'z- Zimme.  

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ ﴿٥١﴾

Ey inananlar! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez. maide/51.ayet.

الْكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَهُ هَوَاهَا وَتَمَنَّى عَلَى اللَّهِ

"Akıllı insan, kendine sahip çıkan ve ölümden sonrası için çalışan, aciz insan ise kendini dünyevi arzulara kaptırdığı halde Allahtan cenneti temenni eden kimsedir. Tirmizi.

Allah için birbirimize dua edelim duanızda bu fakir kardeşinizi unutmamanız temennisiyle.                                                                                                                                                         وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ)

Ahmet Yavuz 247 görüntülenme | 09 Ekim 2021


Pdf Olarak İndir